site temizliği ve toplum konusu

site temizliği ve toplum konusu

 Kendileri de İtalyan ya da Kelt antik geleneklerinin üzerine bina edilmiş Roma kurumlarmın kırsal toplumu derin- -den etkilemiş olduğu ülkelerde, ilk Karolenjler döneminde, ; senyörlük sisteminin sımrları çok bebrgindi. Frank Gdya’sı ya da İtalya’daki villae’ltrdç:, onları oluşturan çeşitli etkilerin , izlerini ortaya çıkarmak hiç de güç değildi. Tasarruf hakkı verilen topraklardan ya da temel özeUikleri bölünmezlik olan j belü başblarınm adlandırıldığı gibi “/z?^z«r/’lardan bazılan, “kö- j lelere özgü” olarak nitelendirilmişlerdi: Bu sıfat, en ağır ve en I keyfî yükümlülükler altma konulmuş olduklarından, efendie- i rin, doğrudan kendilerinin işletmeleri habnde çok vasat biı | gelir getirmeye başlamış olan eski latifundia’hnnm geniş bö- ; lümlerini, çiftçiye dönüştürdükleri kölelerine dağıtarak söz konusu toprakları oluşturdukları dönemi hatırlatıyordu. Bo toprağı parçalama işlemi, özgür çiftçüere de toprak verilmesini sağlayarak, adı ilk zilyetlerin her türlü kölelikten tamamea uzak koşuUarım çağrıştıran genel “özgür manşeti kategorisine girebilecek öteki bağış türlerinin de eşzamanlı olarak doğuşuna yol açmaktan geri kalmamışti. Fakat, bu sıfatla adla»' ;site temizliği dırılan topraklarm önemb bir bölümünün çoğu oldukça tarld> s kökene sahiplerdi. Küçülme yolundaki bir demesne zarairo^
ılnuş bağışlara kadar geri gitmeye gerek yok;site temizliği bunlar, tarı-
kendisi kadar eski tarihlerden beri hep varolan köylü iş-Ij^^eleriydiler. Üstlerine yüklenen vergiler ve angaryalar, başlangıçta köy sakinlerinin, zaman içinde gerçek senyörlere dönüşecek olan köynin, aşiretin ya da klamn şefine ya da yanaşması oldukları bir efendiye karşı bağımhiıklarımn işaretinden başka bir şey değildi. Sonuçta (kısa bir süre öncesine kadar, mülkiyet sahibi köylülerin “/?ö«>«<5/ö/’larla yan yana görüldüğü Meksika’da olduğu gibi), her türlü senyörlük yönetiminin dışında, önemli miktarda özgün kırsal a//e«’ler hâlâ varhklarını sütdiirüyorlardı.
Karşı çıkılmaz bir biçimde en saf türlerinin Ren ve Elbe arasındaki Saksonya ovasında bulunduğu tam anlamıyla Germen bölgelere gelince, buralarda, hepsi vergi ve hizmet karşılında güçlü bir kişinin topraklarına yerleşmiş kölelere, azatlara, hatta tabii ki özgür köylülere rastlamyordu. Fakat, köylü iadesi içinde, senyörlüğe bağımlı olanlarla alleu sahipleri arasındaki ayrım çok daha az keskindi, çünkü senyörlük kuru-fflunun kendisinin yakuzca ük belirtileri ortaya çıkmıştı. Tüm bir köyün ya da bir bölümünün efendisi olan kişinin senyör olmaya hazırlandığı;site temizliği Tacitus’un Germen şeflerine ilişkin olarak aktardığı gibi, geleneksel olarak kabul ettikleri armağan-lann vergiye dönüşmeye başladığı aşama henüz geçilmişti.
Dolayısıyla, ilk feodal dönem boyunca. Frank Imparator-lugu’nun iki bölümünde de yaşanan evrim aynı doğrultuya yönelecekti. Söz konusu evrim, aym şekilde, giderek artan bir senyörleşme eğüinıi gösterdi. Tasarruf hakkı verilen çeşitli toprak türlerinin az çok tamamlanmış birleşmesi; senyörlük-letin yeni yetkiler ele geçirmesi; özellilde birçok alleıixmn güçlü birinin yönetimi altına geçişi: Her yerde ya da hemen her Ne bu olgulara rasdanıyordu. Bunun dışında da, başlangıçta henüz yalmzca çok gevşek ve çok karmaşık toprak bağım-Itltğı
zenli hale gelerek, gerçek senyörlüklere yol açüklan görülü-Tek başına ani bir ortaya çıkışın söz konusu olduğunu asjj düşünmeyelim. Göç ve fetihin kolaylaştırdığı etkiler de $eo yörlüklerin doğuşunda rol oynadılar. Bu dumm Almanya’dj görüldü; Karolenj dönemin öncesinden itibaren, ardında^ Karolenjler’in yönetiminde güneyde ve hatta Saksonya’da bi-le Frank KraUığı’ndan gelen başpiskoposlar, piskoposlar ve üst düzey yöneticiler, yerli soylu smıfı tarafından kolayca taklit edilen kendi ülkelerinin toplumsal alışkanlıklarının yaygm. laşmasına katkıda bulundular. Bu durum İngiltere’de daha 4 açık bir biçimde yaşandı. Anglosakson ya da İskandinav ge-lenekler burada uzun bir süreden beri egemen olduklarından, toprak bağımlılığı ağı içinden çıkılamaz bir karmaşıklığa sahipti ve istikrarsızdı; demesne ve tasarruf hakkı verilen topraklar ancak yarım yamalak birleşmişlerdi. Olağanüstü katı biı senyörlük rejiminin doğuşu, 1066’dan sonra, yabancı yöneticilerin sert çabalarıyla gerçekleşti.
Öte yandan, senyörlüğün bu başarılı gelişimi içinde, gücün kötüye kullanımı, hiçbir yerde gözardı edilebilecek bir unsur değildi. Karolenj dönemin resmî metinleri, daha o zamandan, hakh olarak, “yol^sullar”m “güçlüler” tarafindan ezi-diğinden yakınmaktadırlar. Güçlüler, genellikle, insanı topta-ğmdan yoksun bırakma gibi bir eğüime sahip değillerdi, çünkü işgücü olmaksızm toprak çok az değer taşıyordu. Aslında arzuladıkları, güçsüz insanlann topraklarıyla birlikte boyun eğmeleriydi.
site temizliği