site temizliği ve toplum
da, ikincil bir konuma düşmüşlerdi.site temizliği İngiltere’de Alfred yas lan, “Haksız yere saldırıya uğrayan bir akraba için silaha san Lınabilinir. Ancak, saldırıyı gerçekleştirenin söz konusu nin senyörü olması durumu hariç tutulur; buna izin vemit yiz” diye bildirmektedir. Anglosakson Kronik, çok ünlü bir bölümünde, iki ayrı senyöre itaat eden ve bu iki senvör ara-sındaki kan davası dolayısıyla birbirleriyle karşı karşıya gdej aynı ailenin üyelerini anlatmaktadır.site temizliği Kaderlerine razı olarak^ “hiçbir yakınımız senyörümüzden daha değerli değildir” de-mektedirler. Bu vahim sözler, XII. yüzyılda ve yasalara saygılj İtalya’da Fiefler K/V«^/’ndaki şu cümlede yankı bulmaktadır; ‘A^asaUer herkese karşı senyörlerine yardım etmelidirler, kardeşlerine karşı, oğullarına karşı, babalarma karşı.”"’®Bu noktada durahm! Konuyu belirginleştirmek üzere bı Anglo-Norman örf kuralları kitabmı inceleyelim: ‘Tanr’m: ve Katolik inancının komutanlarına karşı hiçbir emir geceı; değildir.site temizliği” Din adamları böyle düşünüyorlardı. Şövalye düşü:-cesinde ise, daha kesin bir vazgeçiş talep ediliyordu. “Senyc>-rüm Raoul, Yahuda’dan daha hain olabilir ama yine de benır senyörümdür”: Bu tema üzerine, çok sayıda değişik şarhk besteleniyordu. Bazen uygulamada hukuksal sözleşmelerde yapılabiliyordu. Bir İngibz fıef sözleşmesi, “bir manastır k5-papazının kraliyet mahkemesinde davası olduğunda, kralıs kendisine karşı olmaması koşuluyla, vasali onun tarabnı tutacaktır” demektedir. Koşulu bir tarafa bırakalım: Söz konusu olan, fetihten sonra ortaya çıkan monarşinin dayatabildiğii'-tisnai bir saygının ifade edilmesiydi. Yalnızca bu maddenıs ilgili bölümü, kinik bir saflık içinde, genel bir değere sahipor Bağlılık yükümlülüğü o kadar üst bir konumda bulunduruluyordu ki, buradan yola çıkarak, doğru hukukun nerede ol-
jygu sorusunu insan kendisine sorabilirdi. O halde bu denk tcflirgin olmak niye? Renaud de Montauban, “senyörümün ha-[jlı olması çok da önemli değil, nasıl olsa sorumluluk ona ait olacak” diye düşünüyordu. Kendisini tam olarak senyörüne daj’an kişi, bundan dolayı da tüm kişisel sorumluluğundan feragat etmiş olmaktaydı.site temizliği^'^
Farkk düzeylere ve dönemlere ait tamklıkları yan yana sıralamak zorunda kaldığımız bu özetteld eski metinlerin, hukuk literatürünün ve şiirin, yaşayan ya da daha yeni gerçeklikleri yansıtıp yansıtmadıklarından kuşku duyulabilir. Sonuçta, bu kuşkuları yatıştırmak için. Güzel PhiHppe döneminde vazan ve soğukkanlı bir gözlemci olan, tabii eğer o dönemde böyle biri varsa, JoinviUe’e başvurmak yeterli olacaktır. Bu bölümü daha önce de aktardım: Çatışma sırasında savaşçı birliklerden biri özellikle öne çıktı; buna nasü şaşırabiliriz? Bu birliği oluşturan hemen hemen tüm savaşçılar komutanla aynı soydan geliyorlardı, aynı soydan gelmedikleri zaman da mutlak adamıydılar.
Fakat, şimdi bir de madalyanın tersine bakahm. VasalHk erdemini bu denh üste çıkaran bu destan bile, ashnda vasalle-rin senyörlerine karşı başlattıkları savaşın uzun anlatismdan hşb bir şey değildir. Ozan bazen bu durumu kınar; ama ahlâki açıdan kararsız kaldığı bu hoş olaydan genellikle zevk almaktadır. Kuşkusuz, günlük hayatın trajedisinin bu isyanlardan beslendiğini biliyordu. Bu bakımdan, şarkılar yalnızca gerçekliğin hemen hemen solmuş bir yansımasını aktarmakla yetiııiyorlardı. Büyük fief sahiplerinin krala karşı mücadele-kn; bu yüksek soylulara karşı kendi adamlarının isyanları; hizmetten kaçma; ilk dönemlerden itibaren istilâcıları durdurma yeteneğine sahip olmayan vasal ordularımn güçsüzlüğü: Tüm
^ıHıtırid, 55, 3. -Raoul de Cambrai, v. 1381. -Chron. mon. de Abingdon (R. S.), C. II, s (UOO-1135). -Renaud de Montauban, ed. Michelant, s. 373, v. 16.
